Birinci Dünya Savaşı ve Osmanlı Devletinin Yıkılışı

Birinci Dünya Savaşı ve Osmanlı Devletinin Yıkılışı

30 Aralık 2019

Osmanlı Devletinin Yıkılışı ve Savaşın Sebepleri

  1. Siyasi ve Askeri Sebepler
  2. Ekonomik Yayılma ve Sömürgecilik
  3. Avrupa’da Alman-Fransız, Balkanlarda Rus-Avusturya Rekabeti
  4. Dini ve Kültürel Yayılma
  5. Milliyetçilik
  6. Hanedan Çekişmeleri
  7. Osmanlı Devleti’ni Paylaşma İsteği

1914-1918 yılları arasındaki, dünyanın büyük devletlerinin Avrupa’da, Ortadoğu’da, Afrika’da ve Uzakdoğu’da geniş bir alanda ve açık denizlerde o zamana kadar görülmemiş büyüklükte ve uzun süreli savaşına Birinci Dünya Savaşı denmiştir. bu savaş ile Osmanlı Devletinin Yıkılışı hızlanmıştır.

Önce Orta Avrupa’da başlayan savaş, devam ettiği yıllar içinde yeni katılımlarla (Osmanlı Devleti, Bulgaristan, İtalya, ABD) geniş bir alana yayılmış ve dünyanın büyük bir bölümünü etkisi altına almıştır.

Reklamlar

Siyasi ve Askeri Sebepler

Birinci Dünya Savaşı öncesinde büyük devletlerin durumları ve hedefleri savaşın çıkısında büyük bir rol oynamıştır. bu durum Osmanlı Devletinin Yıkılışı birinci önceliktir.

1871’de milli birliğini tamamlamış olan Almanya, kısa zamanda sanayi ve ekonomi alanında gelişerek, güçlü bir kara ordusuna ve İngiltere ile rekabet edebilecek bir donanmaya sahip oldu.

İngiltere, dünyanın büyük bir kısmını sömürge haline getirmiş ve bu durumunu muhafaza etmek için dünyanın en büyük donanmasını elinde bulunduruyordu.

Birleşik Amerika’nın ise, güçlü bir ordusu bulunmamakla birlikte, sanayi ve üretim gücü çok yükselmişti.

Fransa, dünyanın ikinci kara ordusuna ve İngiltere’den sonra en fazla sömürgeye sahip olan devletti.

1905’te Japonya’ya yenilmiş olan Rusya, üçüncü büyük kara gücüne sahipti. Sanayi ve teknolojide Amerika, Almanya, İngiltere ve Fransa’nın gerisindeydi. Ekonomik bakımdan da güçlü değildi.

Japonya, büyük bir hamle yapmış, Uzakdoğu’da Rusya’yı durdurmuş, Çin’e müdahaleye başlamış, çok güçlü bir donanma ve ticaret filosu kurmuştu.

Avusturya-Macaristan, çöküş sürecine girmiş olup, sıkı sıkıya Almanya’nın dış siyasetine sarılmıştı.

Almanya gibi milli birliğini geç tamamlamış olan İtalya’da sömürge edinmeye çalışıyordu.

Çin, batı ve Japon emperyalizminin baskısı altındaydı.

Osmanlı Devleti ise, 1900 ile 1914 yılları arasında ağır kayıplara uğrayarak, bir hayli küçülmüştü. Bilhassa Avrupa’daki topraklarını kaybetmiş olan devlet, Birinci Dünya Savaşı öncesinde Kars, Ardahan, Artvin dışında bugünkü Türkiye, Irak, Suriye, Lübnan, İsrail, Ürdün, Hicaz ve Yemen’i elinde bulunduruyordu.

Almanya’nın her alanda İngiltere ile rekabete kalkışması İngiltere’nin de ne pahasına olursa olsun Almanya’yı ezmek istemesi savaşın temel sebeplerinden biridir. Bu durum Avrupa’da devletlerarası bloklaşmaya yol açtı.

Almanya, birliğini kurdurtan sonra giderek güçlendi ve Avrupa üstünlüğüne yönelik bir dış politika izlemeye başladı. O, kendine müttefik devletler edinmek istiyordu. Bu nedenle 1879’da Avusturya ile ittifak yaptı.

Bu ittifaka 1881’de Rusya’da katıldı. Fakat Rusya ile Avusturya arasında Balkanlardaki rekabetten dolayı, bu ittifak yürümedi.

Üçlü İttifak

Bundan sonra Almanya, İtalya ve Avusturya arasında 1882 yılında «Üçlü İttifak» denilen bir blok meydana getirildi. Özellikle 1888’de II.Wilhelm’in tahta geçişinden sonra, Başbakan Bismarck’ın izlediği politikada değişiklik meydana geldi.

Bu değişiklik sonucu Rusya ittifaktan ayrıldı ve kendisine borç vermesi, silah satışı, karşılıklı yardım gibi bir dizi anlaşmadan sonra 1894’de Fransa ile İttifak yaptı.

Bu ittifaka 1904’te Fransa ile 1907’de Rusya ile anlaşma imzalayan İngiltere’nin de katılmasıyla,

Almanya, Avusturya-Macaristan, İtalya üçlü ittifakına karşı

İngiltere, Fransa, Rusya itilaf devletleri grubu kurulmuş oldu.

Zamanla iki grup gittikçe birbirine karşı iyice düşman oldu ve bu kutuplaşma savaşla sonuçlandı.

Birinci Dünya Savaşı’nın nedenlerinden biri de hızlı silahlanma ve militarizmdir. Almanya birliği kurulduktan sonra sanayileşmiş ve bunun bir kısmını da savaş sanayine yönelmişti.

Alman Krupp fabrikalarında büyük toplar, diğerlerinde başka silahlar yapılırken, tersanelerde denizaltılar yapılıyor ve savaş gemileri denize indiriliyordu. Almanya’nın bu davranışı karşısında diğer Avrupa devletleri de silahlanma yarışına girdiler. Bu da ülkelerde militarizmin güçlenmesine ve yönetimler üzerinde etkili olarak savaşa özendirmelerine neden oldu.

Ekonomik Yayılma ve Sömürgecilik

Sömürge edinme ve dış yatırımlarla gelişen ekonomik rekabet, savaşın önemli sebeplerindendir. Osmanlı Devletinin Yıkılışı bu sebeple hızlanmıştır.

Sömürgecilik, daha 15. yüzyılda Rönesans’la gelişen bilimin yarattığı imkanlarla insanlarda uyanan yeni ülkeler, yeni insanlar, yeni bitkiler, yeni uygarlıklar keşfetme duygusundan kaynaklanarak başlamış ve bunlara Avrupa’ya ucuz baharat ve değerli maden getirme isteği eklenmişti.

Ancak giderek bu ülkelerin zenginliklerinden faydalanmak önem kazandı ve büyük devletler sömürgeciliğe yöneldiler.

Sömürge edinmek için İngiltere’de «Hint ve Levant», Fransa’da «Hint ve Kanada», Hollanda’da «Batı ve Doğu» kumpanyaları gibi şirketler kuruldu. Böylece giderek sömürge imparatorlukları kuruldu.

Edindiği sömürgeler kendi ülkesinin 104 katına ulaşan ve bundan dolayı «Üzerinde Güneş Batmayan İmparatorluk» unvanını alan İngiltere, bu konuda en ön plandaydı. Bu ülkeyi Fransa, Hollanda, Almanya, Rusya gibi devletler izlediler.

19. yüzyıldan itibaren nüfus yerleşimi, milli itibar sağlama, büyüklük isteği, güven kazanma, fakat özellikle sanayi inkılabının iki temel kaynağı olan hammadde kaynağı ve pazar edinme gibi nedenlerle sömürgeci devletlerarasında büyük bir rekabet başladı.

Amerika’nın da katılmasıyla sömürgecilik Pasifik’e açıldı. 1876’da Afrika’nın %11’i, Pasifik’in %57’si; 1900’de Afrika’nın %90’ı, Pasifik’in %99’u sömürgeleşmiş durumdaydı.

Bunun yanında büyük devletlerin çeşitli ülkelerde maden, demiryolu, deniz işletmeleri vs. gibi dış yatırımları da vardı. Örneğin, İngiltere, Fransa ve Almanya’nın 19. yüzyıl sonundaki dış yatırımları 160 milyon altın Frank idi. Bu tüm dünyadaki yatırımların %83’ünü oluşturuyordu.

Avrupa’da Alman-Fransız, Balkanlar’da Rus-Avusturya Rekabeti

Avrupa’daki Alman-Fransız anlaşmazlığı savaşın diğer bir nedenini oluşturuyordu. Alman birliğinin kurulması aşamasında Almanya, Fransızlar’ı yenmiş ve yeraltı kaynakları bakımından zengin Alsace-Lorraine’i Fransa’dan almışlardı. Fransızlar bunu milli bir mesele haline getirmişlerdi.

Balkanlar’da, Rusya ile Avusturya arasında çekişme vardı. Akdeniz’e açılmak isteyen Rusya, Pan-Slavizm politikasıyla Balkanlar’ı nüfuzuna almak istiyordu.

Aynı şekilde Avusturya’da Balkanlar’a sahip olmayı arzu ediyordu.

Bu durum Rusya ile Avusturya arasında şiddetli bir rekabete yol açmıştır.

Diğer taraftan Avusturya idaresinde yaşayan Slavlar dolayısıyla bu devlet Rusya’nın politikalarından rahatsızlık duyuyordu.

Dini ve Kültürel Yayılma

Sömürgeci devletler sömürgelerine dinlerini ve kültürlerini de götürüyorlardı. Bunun için çeşitli mezheplerden Hristiyan misyonerler çalışmalara girişmişlerdi.

Bunun yanında kendi kültürlerini yaymak amacıyla her devlet gittikleri yerlerde kendi dillerini yayıyor, kitaplar yayınlıyor, kütüphaneler ve başka kurumlar kuruyor, bu işler için uzmanlar gönderiyorlardı. Bu da devletlerarası nüfuz çekişmesinin bir başka yönünü oluşturmaktaydı.

Milliyetçilik

1789 Fransız İhtilali ile dünyaya yayılan milliyetçilik fikri, çeşitli milletler üzerinde etkili olmuş, milli devletler kurma düşüncesi gelişmiş ve yer yer bağımsızlık savaşları çıkmıştı.

Daha sonra da Avrupa milletlerinin benimsediği kendi milletini üstün görme, üstün kılma politikalarının kaynağı olmuştu.

Bu devrede Batı Medeniyetinin temsilcisi olan Avrupa milletleri, mensup oldukları beyaz ırkı üstün tutma, onun da içinde kendi kavmini üstün kılma siyasetini benimsemişlerdi.

Hatta yeryüzünün kalabalık ırkı Sarı Irk ikinci sınıf insan olarak kabul ediliyordu. Bu propagandalar, milletlerarası dolayısıyla devletlerarası rekabeti hızlandırıyordu.

Büyük devletlerin ülkelerinde de çeşitli gruplar yaşıyordu.

Rusya’da Finli, Baltıklı, Polonyalı, Tatar, Azeri, Gürcü, Ermeni, Türk, Slav, Kazak;

Macaristan’da Slovak, Romen, Sırp, Hırvat;

Avusturya’da Polonyalı, Romen, Çek, Sloven, Sırp, Hırvat;

Almanya’da Polonyalı, Danimarkalı, Alsace-Loreinli, gruplar vardı.

İngiltere ise Katolik İrlandalılar’ın özerklik sorunu ile uğraşıyordu.

Ayrıca Pan-Slavizm, Pan-Germenizm gibi milliyetçe akımlar gelişmişti. 

Hanedan Çekişmeleri

Savaşın nedenleri arasında diğerleri kadar olmasa bile hanedan rekabeti ve dedikodularının da etkisi vardı. I. Dünya Savaşı arifesinde Fransa hariç diğer devletler, krallık veya imparatorluk hanedanları tarafından yönetiliyordu.

Rusya’da Romanoflar, Avusturya’da Habsburglar, Almanya’da Hohenzollern, İngiltere’de Hanover Hanedanı vardı ve bunların hepsi birbirleriyle akraba idiler; başka bir devlete kendi hanedanlarından bir prensi kral seçtirmek için aralarında rekabet vardı. Çünkü bir prensin krallığı, kendi hanedanına nüfuz sağlayacaktı.

Osmanlı Devleti’ni Paylaşma İsteği

Osmanlı toprakları üzerindeki nüfuz kavgası ve ileride O’nun mirasını nasıl paylaşılacağı konusu bu büyük harbin çıkmasına sebep olan faktörlerden birisidir.

19. yüzyıl başlarındaki Rus, İngiliz, Fransız rekabeti, yüzyılın sonlarına doğru bu rekabete Almanya’nın da katılması bu çekişmeyi hızlandırmıştır.

Makale Kategorileri:
Tarih

Makale Yazarı - Yönetici

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir