Çağdaş (Post Modern) Yönetim Teknikleri

Çağdaş (Post Modern) Yönetim Teknikleri

30 Ocak 2019
  • Geleneksel örgütler bugünün örgütsel yapıları için sağlam bir temel sunmakla birlikte, mevcut strateji ve örgüt teorileri bugünün örgütsel ihtiyaçlarını tam olarak karşılayamamaktadır.
  • Bu teorilerin dönüşümü, söz konusu ihtiyaçlar nedeniyle ortaya çıkmıştır. Teori ile gözlemler arasındaki stratejik açıklık, yeni bir yönetim anlayışının gerekli olduğunu ortaya koymaktadır.
  • Çağdaş yönetim, kaçınılamayan bir geleceğe hazırlanmak için, gerekli olan uygulamalar üzerinde durmaktadır.

Çağdaş Yönetim Düşüncesinin Temel Dinamikleri

Çağdaş organizasyonları ortaya çıkaran bazı eğilimler vardır. Söz konusu gelişmeleri anlama ve yönetme ihtiyacı, çağdaş yönetim yaklaşımlarının ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu eğilimler şunlardır;

Reklamlar

Değişim hızında artış: 2000’li yıllarda dünyanın sosyal, ekonomik ve politik dengelerinde köklü değişiklikler yaşanmaktadır. Japonların optik, elektronik ve otomotiv sektörlerindeki önemli başarıları, enformatik ve internet teknolojilerindeki gelişmeler, otomasyon yaygınlaşması bu gelişmelerden bazılarıdır. Bu gelişmelerin iş yönetimine etkisi, çalışanların karar süreçlerine katılmaları, tüketici tercihlerinde kaliteye yöneliş, şirketlerin küreselleşmesi, bu döneme özgü köklü değişimlerdir.

Yoğunlaşan rekabet: 1900’lü yılların sonları, rekabeti ulusal sınırların ötesine taşımıştır. Geleceğini dünya pazarlarında ticarete bağlamış olan uluslar ve kuruluşlar, çok daha zor rekabet koşullarında var olmaya çalışmaktadır. Dünya pazarlarında büyüme ve gelişmeye uyum sağlamak durumunda kalan kuruluşlar, içinde bulundukları sektörün küresel performansına uymak zorunda kalmışlardır.

İşletmeciliğin küreselleşmesi: dünyada özel çekim güçleri olan uluslararası ekonomik bloklar oluşmaktadır. Bu bloklardan üçü olan Avrupa Birliği (AB), Kuzey Amerika Serbest Ticaret İşbirliği (NAFTA) ve Japonya merkezli Pasifik Halkası şimdiden etkilerini göstermektedir. Güney Amerika ve Afrika’nın da en azından geleceğin stratejik kaynaklarının değişmesi ile çekim merkezi oluşturacağını söyleyebiliriz. Artık dünya ekonomisi, dünya pazarında rekabet eden ulusal şirketlerin değil, ulusal pazarlarda rekabet eden dünya şirketlerinin faaliyetleri ile oluşmaktadır.

Teknolojik değişim: bugün teknolojik gelişim, büyük ve güçlü şirketlerin AR-GE departmanlarının profesyonel çalışmaları ile sağlanmaktadır. Bugün teknoloji birçok sektörde büyük bir hızda değişmektedir. Önceki teknolojiler yeterli uygulama alanı bulamadan yenileri geliştirilmekte ve yapılan yatırımlar boşa gitmekte ve eski ile ilgili profesyonel kariyerler yok olmaktadır. Teknolojik gelişme bazı firmalar için fırsat yaratırken, diğerleri için tehdit oluşturmaktadır.

İşgücünün değişen yapısı: Üretimin ve pazarlamanın küreselleşmesi, dünya pazarı için uluslararası üretim ve lojistik faaliyetleri, işgücü yapısında değişimlere neden olmaktadır. İleri teknoloji işgücünün geleneksel sosyal dokusunda da değişimlere neden olmaktadır. Klasik emek işçisinden bilgi işçisine doğru bir değişim meydana gelmektedir.

Stratejik kaynaklarda yetersizlik: Ekonomilerin gelişmesine olanak sağlayacak olan stratejik katmanlar giderek almaktadır. Bugünün enerji kaynaklarına alternatifler bulunamazsa. Mevcut kaynaklar giderek kıt hale gelmektedir. Refahın artması için talebin giderek arttığı bir ortamda, bu kaynaklara duyulan ihtiyaç güden güne arttırmaktadır. Bu nedenle Çağdaş Yönetim, öncelikle kaynak kullanım/koruma stratejileri ile ilgilenmek durumundadır.

Endüstriyel katma değerden enformatik katma değere geçiş: Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler, toplumları sanayi toplumundan, Bilgi toplumuna dönüştürmektedir. Bankacılık, finans, süpermarket, taşımacılık, eğitim işlemlerinin enformatik teknolojileri aracılığı ile Online olarak gerçekleşmesi, hayatı kolaylaştırmakta, işletmeciliğin katma değerini arttırmaktadır.

Kararsız Pazar ve ekonomi koşulları: Bugün teknolojik, sosyal ve politik koşullardaki hızlı değişimler finansal yapılardaki riskleri ve Pazar dengelerindeki kararlılıkları değiştirmektedir. Büyük kazançlar yanında, büyük kayıplar ve ekonomik hayattan şok çekilişler yaşanmaktadır. Dünyadaki sosyal, ekonomik ve politik dengeler sürekli değişmektedir.

Sivil toplum örgütlerinin artan talepleri: Bütün dünyada haberleşme ağlarının gelişmesi, “sivil toplum örgütleri” nin olaylara ilgisi arttırılmaktadır. Artık sivil kuruluşlar isteklerini politikacılar aracılığı ile gündeme getirmek yerine, politik ve ekonomik güçlerle doğrudan etkileşime girmektedir. Bu nedenle temsili demokrasinin etkisi ve gereği giderek azalmaktadır.

Kısaca üzerinde durulan değişimler, ulusal ve uluslararası köklü değişimlerle birleştiğinde, yönetim stratejilerinin köklü bir şekilde gözden geçirilmesini gerektirmektedir. Bugünün stratejileri, geleneksek yaklaşımlardan farklı olmak durumundadır.

  • Çağdaş yönetim teknikleri Modern Yönetim yaklaşımlarından sonra geliştirilen uygulamalardan oluşmaktadır.
  • Bunların arasında Toplam Kalite Yönetimi, Değişim Yönetimi, Reorganizasyon, Küçültme, Stratejik Yönetim, Benchmarking ve Öğrenen Organizasyonlar sayılabilir.
Makale Kategorileri:
01-Ticaret
https://www.kulturdenizi.com

Makale Yazarı - Yönetici

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir