Gürültü Kirliliği

Gürültü Kirliliği

27 Nisan 2021

Gürültü kirliliği, genellikle insanlarda veya diğer canlı organizmalarda olumsuz etkilere yol açabilecek yüksek ses seviyelerine düzenli maruz kalma olarak tanımlanır. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, 70 dB’nin altındaki ses seviyeleri, maruziyet ne kadar uzun veya tutarlı olursa olsun, canlı organizmalara zarar vermez. 85 dB’nin üzerinde sürekli gürültüye 8 saatten fazla maruz kalmak tehlikeli olabilir. Yoğun bir yol veya otoyolun yakınında günde 8 saat çalışıyorsanız, büyük olasılıkla 85dB civarında trafik gürültüsü kirliliğine maruz kalırsınız.

Bu tür bir kirlilik, günümüz toplumunda o kadar her yerde mevcuttur ki, artık farkına bile varamıyoruz:

Reklamlar
  • Arabalardan, otobüslerden, yayalardan, ambulanslardan vb. sokak trafik sesleri.
  • İnşaat sırasında delme veya diğer ağır makineler gibi sesler
  • Hava trafiğinden sürekli yükselen seslerin olduğu havalimanları, yani kalkış veya iniş yapan uçaklar
  • Genellikle açık alan ofislerde yaygın olan işyeri sesleri
  • Ticari mekanlarda veya yakınında sürekli yüksek sesli müzik
  • Fanlar, jeneratörler, kompresör, değirmenler gibi endüstriyel sesler
  • Tren istasyonları trafiği
  • Televizyondan müzik setinde veya bilgisayarda çalan müziğe, elektrik süpürgelerine, vantilatörlere ve soğutuculara, çamaşır makinelerine, bulaşık makinelerine, çim biçme makinelerine vb.
  • Havai fişek, havai fişek, hoparlör vb. içeren olaylar.
  • Çatışmalar patlamalar, silah sesleri vb. yoluyla gürültü kirliliği yaratır. Bu durumda işlev bozuklukları, muhtemelen çatışma ve güvensizlikten, daha az da kendi içindeki gürültü kirliliğinden kaynaklanmaktadır, ancak bu da stres seviyelerini artırmaktadır.

Gürültü Kirliliğinin Neden Olduğu Hastalıklar

Buna maruz kaldığımızı fark etsek de etmesek de gürültü kirliliği sağlığımız için çeşitli şekillerde tehlikeli olabilir.

  • Hipertansiyon: Gürültü kirliliğinin doğrudan bir sonucudur, daha uzun süre kan seviyelerinin yükselmesine neden olur.
  • İşitme kaybı: Doğrudan, kulaklığınızda yüksek sesle müzik dinlerken veya işte yüksek delme seslerine maruz kalmak, yoğun hava veya kara trafiğine maruz kalmak veya gürültü seviyelerinin tehlikeli aralıklara ulaştığı ayrı olaylar, örneğin yaklaşık 140 dB gibi gürültü kirliliğinden kaynaklanabilir.
  • Uyku bozuklukları: Genellikle geceleri sürekli hava veya kara trafiğinden kaynaklanır ve günlük performansı etkileyebilecekleri ve ciddi hastalıklara yol açabilecekleri ciddi bir durumdur.
  • Çocuk gelişimi: Çocuklar gürültü kirliliğine karşı daha duyarlı görünmektedir ve gürültü kirliliği ile ilgili bir dizi hastalık ve işlev bozukluğunun çocukları işitme bozukluğundan psikolojik ve fiziksel etkilere kadar etkilediği bilinmektedir. Ayrıca, düzenli olarak yüksek sesle müzik çalar kullanan çocuklar işitme bozuklukları geliştirme riski altındadır.

Gürültü Kirliliğinin Sosyal ve Ekonomik Maliyetleri

Dünya Sağlık Örgütü, Avrupa’da her üç kişiden birinin trafik gürültüsünden zarar gördüğünü tahmin ediyor. Gürültü kirliliğinin bireyler üzerindeki salt tıbbi etkilerinden daha fazlası, önemli bir sosyal ve ekonomik etkiye sahiptir. Gürültü kirliliği uyku bozukluğuna yol açtığı için bireyin gün içindeki iş performansını etkilemekte, hipertansiyona ve kalp ve damar hastalıklarına yol açarak sağlık sistemine ek zaman ve para harcamakta, çocuklarda okul performansını olumsuz etkilemektedir.

Makale Kategorileri:
Bilim · Sağlık · Yaşam

Makale Yazarı - Yönetici

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir