Ticari İşletme Rehni

Ticari İşletme Rehni

27 Ocak 2019

1)Genel Olarak

Tacirler ticari faaliyetlerini yürütürken zaman zaman kredi kullanma ihtiyacı duyabilirler. Kredi veren kişi ve kuruluşlar verecekleri kredi karşılığında kefalet gibi şahsi veya rehin (ipotek) gibi ayni teminatlar istemektedirler. Kefalet bir yana bırakılırsa, gayrimenkuller üzerindeki rehin hakkı (ipotek) tapu siciline tescil ile (MK. m. 856), menkul mâllar “ üzerinde rehin hakkı ise zilyetliğin rehin alana devri suretiyle gerçekleştirilir (teslimi meşrut rehin, MK. M 939/I).

Reklamlar

Ticari işletmenin malvarlığı menkul ve gayrimenkul mallar ile haklardan oluşan bir bütündür. Ticari işletmenin özellikle menkul mallar ve haklarla ilgili unsurları üzerinde rehin kurulması kural olarak MK hükümlerine göre bun­ların rehin alana devrini gerektirmektedir. Bu ise işletme sahibinin ihtiyaç duyduğu kredi ile işletmesini çekip çevirmesine, faaliyetlerini yürütmesine mani olabilecek bir durumdur. İşletmenin gayrimenkullerini rehnetmek sure­tiyle kredi temin etmesi akla gelebilir ise de bazen işletme­nin hiç gayrimenkulü olmayıp kiraladığı bir taşınmazda faaliyet gösteriyor olabilir. Bazen de menkul mal ve hak­lardan oluşan işletme unsurları çok daha önemli ve kıy­metli olabilir. Mesela, fabrikacılık türü bir işletme kurarak ticari faaliyette bulunacak kimse fabrikasının bütün ekip­manını tamamlamışken, işletme sermayesi için krediye ihtiyaç duymuş olabilir. Bu durumda makine, araç ve gereçlerini kredi veren kuruluşa teslim etmesi gerekeceğin­den, sağlayacağı krediyle alacağı hammaddeyi kullanma imkanı kalmayacaktır.

Ticari işletmenin teslim şartlı rehini, hem rehin veren hem rehin alan bakımından sorunlara sebep olmaktadır. Kredi verenin de aldığı rehinli malları kullanmaksızın mu­hafaza etmesi gerekecektir. Ticari işletme üzerinde rehin hakkının, işletme unsurlarının teslimine gerek kalmaksızın kurulmasını temin etmek ve böylece işletmelere finansman ihtiyacı bakımından kolaylık sağlamak üzere, 1447 sayılı Ticari İşletme Rehni Kanunu (TİRK) çıkarılmıştır. Kanunun amacı, ticari işletmenin menkul mal ve haklardan oluşan malvarlığını bir bütün olarak, gayrimenkullere benzer şekilde teslime gerek olmaksızın rehnetme imkanı tanımaktadır. Böylece tacirler hem işletmelerini güvence göstermek lirin de işletme unsurlarım teslim etmek zorunda kalmaksızınkredi ihtiyaçlarım karşılayabileceklerdir.

TİRK’in uygulanmasını göstermek üzere, ticari işletme rehni sicili ile ilgili bir tüzük ve bir de yönetmelik çıkarılmıştır

2)Ticari İşletme Rehninin Konusu

TİRK. m. l’e göre, ‘Ticaret veya esnaf ve sanatkar siciline kayıtlı bir ticari işletme üzerinde rehin hakkı bu kanım da yazılı hükümler dairesinde tesis edilir”. Bu hükme göre ticari işletme rehninin konusu ya ticaret siciline kayıtlı ticari işletmeler veya esnaf veya sanatkar siciline kayıtlı esnaf işletmeleri olabilir. Kanunda her iki tip işletme için de “ticari işletme” kavramı kullanılmaktadır. Nitekim bu kanundaki ticari işletme tabirinin, ticari veya sınai işletim ile esnaf veya sanatkarın işletmesindeki mesleğini icraya yarayan şeyleri ifade ettiği kanunda açıkça belirtilmiştir (Ek Madde). Böylece ticari işletmelere tanınan rehin kolaylığım düzenleyen TİRK’den esnaf işletmelerinin de yararlanılmasına izin verilmiştir.

3)Ticari İşletme Rehninin Tarafları

Ticari işletme rehni bir rehin sözleşmesiyle kurum Sözleşmenin tarafı olabilecek kişi ve kuruluşlar TİRK m 2’de sayılmıştır. Ticari işletme rehni sözleşmesinin tarafları rehin veren ve rehin alandır.

a.Rehin Veren

Ticari işletme rehni sözleşmesinde rehin veren taraf ticaret siciline kayıtlı ticari işletme sahibi gerçek veya tüzeI kişi ya da esnaf veya sanatkar siciline kayıtlı esnaf işletim sahibi kişi ya da kişiler olabilir. Ticari işletme rehni söz­leşmesinde rehin veren taraf olabilmek için yalnızca ticari işletme veya esnaf işletmesi sahibi olmak değil, buna ilave­ten işletmelerin ilgili sicile de kayıtlı olması şartı aranmak­tadır. Ticaret siciline kayıtlı sınai işletmelerin sahibi olan gerçek veya tüzel kişiler de ticari işletme rehni sözleşme­sinin rehin veren tarafı olabilirler.

Rehin veren taraf ticari işletme ya da esnaf işletmesinin “maliki” olan kişidir (TİRK. m. 2/II). Ticari mümessil gayri- menkulleri temlik ya da ayni hakla takyit edemeyeceği gibi (BK. m. 450/11) özel olarak yetki verilmedikçe ticari işletme rehni sözleşmesini de yapamaz. Çünkü münferit gayrimenkulleri Bile ipotek etme yetkisi bulunmayan ticari mü­messilin, çok daha ağır sonuçlar yaratabilecek, hatta işlet­menin tasfiyesine bile neden olabilecek olan ticari işletme rehni sözleşmesini de yapamaması gerekir.

b.Rehin Alan

Ticari işletme rehni sözleşmesinde rehin alan taraf ka­nunda sınırlayıcı olarak sayılmıştır. Bunlar üç tanedir:

  1. Tüzel kişiliği haiz ve sermaye şirketi olarak kurulmuş kredi müesseseleri. Bunlar bankalar ile özel finans ku­rumlandır.
  2. Kooperatifler.
  3. Kredili satış yapan gerçek veya tüzel kişiler.

Kredili satış yapan gerçek ve tüzel kişilerin taraf ola­bileceği ticari işletme rehni sözleşmeleri sınırlıdır. Bunlar yalnızca bir işletmeye sattıkları makine, araç, alet ve motor­lu araçlar için rehin sözleşmesi yapabilirler ve yalnızca bu unsurlar üzerinde rehin tesis edebilirler.

Rehin alanın, rehin sözleşmesinin yapıldığı sırada bu nitelikte bir kişi veya kuruluş olması yeterlidir. Bu özelliklerin rehin sözleşmesi boyunca devamı şart değildir. Rehin alan tarafın sonradan bu niteliğini kaybetmesi ya da rehinli alacağım bu özellikleri taşımayan kişi ya da kuru­luşa temlik etmesi halinde rehin alan sıfatının devam ettiği kabul edilir.

4)Ticari İşletme Rehni Sözleşmesinin Yapılması

Ticari işletme rehni sözleşmesi ticari işletmenin kayıtlı bulunduğu sicil çevresindeki bir noter tarafından düzenlenir (TIRK. m. 4). Ticari işletme rehni sözleşmesi noter tarafından düzenleme şeklinde yapılmalıdır. Yani taraflarca hazırlanıp noter tarafından onaylanması yeterli değildir.

Rehin sözleşmesinde rehine dahil unsurların tam liste­si, ayırt edilmelerini mümkün kılacak özellikleri ile birlikte yer alır (rehin listesi) (TİRK. m. 4). Rehin listesinde hangi unsurların bulunması gerektiği aşağıda açıklanacaktır.

5)Ticari İşletme Rehni Sözleşmesinin Tescili

Ticari işletme üzerinde rehin hakkı, rehin veren ya da rehin alanın talebi üzerine ticari işletmenin kayıtlı olduğu ticaret siciline ya da esnaf veya sanatkar siciline tescil ile doğar. Tescil talebi sözleşmenin noterde yapılmasını takip eden on gün içinde yapılmalıdır. Tescil talebi üzerine ilgili sicil memuru bu talebi yerine getirir (TIRK. m. 5). On günlük süre içinde tescil talebinde bulunulmaması, rehin sözleşmenin geçersiz olması sonucunu doğurmaz. Bununla birlikte, rehin hakkı tescil ile doğacağından, süre geçse dahi tescil olmaksızın rehin hakkı kendiliğinden doğmaz.

Ticari işletmeye dahil unsurlardan bir kısmı üzerinde rehin verenin tasarruf hakkının bulunmaması halinde, iyi niyetle bu unsuru rehin olarak kabul eden rehin alan, bu unsurlar üzerinde de rehin hakkına sahiptir. Ancak, üçüncü kişilerin daha önceki zilyetlikten doğan hakları saklıdır (TİRK. m. 5/III, MK. m. 939/11). Mesela, rehinin kapsamına dahil edilen bazı araç, gereç ve makine gibi unsurlar esasen rehin verene ait olmasa dahi rehin alan iyi niyetli olduğu sürece bunlar üzerinde de rehin hakkına sahip olacaktır. Ticaret sicili veya esnaf sicilindeki kayda dayanarak rehin hakkı kazanan kimsenin bu iktisabı geçerlidir (TİRK. m. 5/IV).

Ticari işletme rehninin tescilinde alacaklının ticaret unvanı, açık adresi ve ikametgahı, alacağın Türk Lirası ola­rak miktarı, alacağın miktarı belirli değilse ticari işletmenin ne miktar için teminat teşkil edeceği, alacak faizli ise faiz oranı da kaydolunur (TİRK. m. 6).

Tescili müteakip ticaret veya esnaf sicili memurunun derhal yapacağı bildirim üzerine tesis edilen ticari işletme rehni, işletmenin üzerinde faaliyet gösterdiği gayrimenkul işletme sahibine ait ise bu gayrimenkulün tapusundaki beyanlar hanesine, markalar, lisanslar ve patentler gibi sınai haklar için Sanayi ve Ticaret Bakanlığında tutulan sicile, maden siciline, motorlu araçlar için nakil vasıtaları siciline, rehinli işletmenin varsa şubelerinin bulunduğu yer sicil­lerine derhal kaydedilir (TİRK. m. 7). Ticari işletme rehni­nin diğer ilgili sicillere bildirilmesinin amacı, rehinin ilgililerce öğrenilmesini mümkün olduğu kadar kolaylaştırmak ve üçüncü kişilerin iyi niyetini ortadan kaldırmaktır. Aksi takdirde rehin kapsamına dahil olan unsurlar üzerin­de tekrar rehin kurulması veya diğer hukuki işlemlere konu olması mümkün olacak ve bu da sorunlara sebep olacaktır. Bu bildirimlerin zamanında yapılması halinde, sonradan yapılacak temliklerde rehin hakkı ileri sürülebilecek veya sonradan kurulan rehinlerde ticari işletme rehni öncelikli olacaktır.

Ticari işletme rehni ile ilgili sicil kayıtları, ticaret sicili gibi alenidir. Herkes ticari işletme üzerinde rehin nihai olmadığım, varsa içeriğini öğrenebilir.

Aynı ticari işletme üzerinde birden fazla rehin edilebilir. Bu durumda alacaklıların hakları rehnin tescili sırasına göre tayin edilir (TİRK. m. 8).

6)Ticari İşletme Rehninin Kapsamı

Ticari işletme rehni şu unsurları kapsar:

  1. Ticaret unvanı ve işletme adı,
  2. Rehnin tescili anında mevcut ve işletmenin faaliyetine tahsis edilmiş olan makine, araç, alet ve motorlu nakil araçları
  3. Patent, marka, model, resim ve lisans gibi sınai haklar (TIRK. m. 3/1).

Ticari işletmenin unsurları, rehine dahil olanla olmayanlar şeklinde ikiye ayrılmıştır. İşletmenin gayrin h m külleri, kiracılık hakkı, müşteri çevresi üzerindeki hal gemi siciline kayıtlı gemiler, işletmeye dahil nakit, alacağı döner malvarlığı (hammadde, yarı mamul ve mamul maddeler) rehnin kapsamına dahil değildir. Taraflar istese İn dahi bu unsurları ticari işletme rehninin kapsamına dahil edemezler. Bununla birlikte gayrimenkuller ile gemilere kayıtlı gemiler tapu veya gemi siciline tescil yoluyla diğerleri ise teslim şartlı olarak rehin edilebilirler. Bunlar yalnızca ticari işletme rehninin kapsamı dışındadır. Kanaatimizce kiracılık hakkı ve müşteri çevresi üzerindeki hakkın değerlendirilmesinde ortaya çıkacak sorunlar dikkate alınarak, işletmeye dahil nakit, alacak ve döner mal varlığı ise değişkenliği, diğer unsurlar gibi ayırt edilebilirlik bekletilebilirlik özelliği taşımaması nedeniyle rehin kapsamı dışında tutulmuşlardır.

Ticari işletme rehninde ticaret unvanı, işletme adı ve menkul işletme tesisatının rehin kapsamına dahil edilmesi zorunludur. Bunlar rehin kapsamı dışında bırakılamaz. Buna karşılık sınai haklar kısmen veya tamamen rehin kapsamı dışında tutulabilir (TİRK. m. 3/II).

TİRK’da yapılan değişiklikle sanayi işletmelerinde rehnin kapsamı farklı şekilde belirlenmiştir. Sanayi işletmelerinde de ticaret unvanı ve işletme adının rehnedilmesi zorunludur. Bunlara ek olarak menkul işletme tesisatı ile sınai haklardan bir veya daha fazlası rehnin konusu yapılabilir. Diğer ticari işletmelerden farklı olarak, sanayi işletme­lerinde menkul işletme tesisatı kısmen veya tamamen reh­nin kapsamı dışında bırakılabilir (TİRK. Ek m. 2).

Rehnin kapsamı dışında bırakılamayacak ve bırakıla­bilecek unsurlarla ilgili bazı tereddütler ortaya çıkabilir. Öncelikle TİRK esnaf işletmeleri hakkında da uygulanır. Ticaret unvanı ise yalnızca ticari işletme işleten tacirler tarafından kullanılan ve taciri diğer tacirlerden ayırmaya yarayan isimdir. Bu bakımdan sadece gerçek anlamda ticari işletmelerin rehninde ticaret unvanı rehin kapsamın olacaktır. İkincisi işletme adı işletmeyi diğer işletmeler­di ayırmaya yarayan isimdir. Hem tacir hem esnaf işletme kullanabilir. Ancak ticaret unvanın aksine kullanılması zorunlu değildir. Dolayısıyla rehinin zorunlu unsurları arasında sayılan ve kapsam dışı bırakılamayacağı belirtilen işletme adı, yalnızca rehin verilen işletmede bir işletme adı kullanılıyorsa rehin kapsamında olacaktır. Üçüncü olarak, rehin alan tarafı kredili satış yapan gerçek veya tüzel kişiler oluşturuyorsa, vadeli satışa konu Olan ve sürekli olarak iş­letmeye tahsis edilen makine, araç ve motorlu nakil araçları üzerinde rehin kurabilirler. Bu durumda ticaret unvanı ile işletme adının rehinli mallar listesine dahil edilmemesi gerekir. Ancak ticaret unvanı ve işletme adının, tarafları belirleme bakımından sözleşmede yer alması savunulabilir.

Ticari işletme rehninin zorunlu içeriğine dahil olan menkul işletme tesisatı denilen makine, araç, gereç ve mo­torlu nakil araçları rehnin tescili anında mevcut olan ve işletmenin faaliyetine tahsis edilenlerle sınırlıdır. Sonradan işletmeye dahil edilen menkul işletme tesisatının kendi­liğinden rehin kapsamına dahil olmadığından söz edilemez. Bunların rehin kapsamına alınması için rehin sözleşmesine noterden ek yapılarak sicile tescil edilmesi gerekir.

Rehinin kapsamına dahil sınai haklar sınırlayıcı olmak­sızın sayılmıştır. TİRK’ de sayılmayan endüstriyel tasarım ve lisans gibi sınai hakların da rehinin kapsamına dahil edilmesi mümkündür. Ancak, sınai hakların kısmen veya tamamen rehin kapsamı dışında tutulmaları mümkün olduğundan, rehinin kapsamına dahil olması istenen sınai hakların açıkça rehin sözleşmesi ve listesinde yer alması zorunludur.

7)Ticari İşletme Rehninde İlgililerin Durumu

a.Rehin Alan (Alacaklı)

Rehin sözleşmesinin rehin alan tarafım oluşturan ala­caklı, ticari işletme üzerindeki rehin hakkını herkese karşı ileri sürebilir (TİRK. m. 9/1). Çünkü rehin hakkı, hak sahi­bine borcun ödenmemesi halinde rehinli malı sattırma hak­kı veren, sınırlı ayni haklar grubunda yer alır ve herkese karşı ileri sürülebilir. Bu durumda işletme sahibinin rehinli işletmeyi devretmesi tıpkı gayrimenkul rehninde olduğu gibi alacaklının hakkını etkilemez. Alacaklı rehin hakkı işletmenin sonraki sahibi veya sahiplerine karşı da ileri sürebilir.

Rehin hakkının herkese karşı ileri sürülebileceği yö­nündeki kuralın istisnası vardır. Ticari işletmenin kayı olduğu sicil çevresi dışındaki rehinli unsurları üzerinde iyi niyetle mülkiyet veya diğer bir ayni hak iktisap eden kim­senin hakkı mahfuzdur. Ancak işletme sahibinin bu iktisap sebebiyle bir talep hakkı varsa, mesela henüz satış bedeli tahsil etmemişse, rehin hakkı bu talep hakkı üzerinde devam eder (TİRK. m. 9).

Rehin hakkı herkese karşı ileri sürülebileceğinden, ticari işletmenin sicil çevresi içindeki unsurları üzerinde aynı hak kazanacak ya da bu tür işlemlere taraf olacak kimselerin, ticaret sicilinden durumu inceleyerek, işletme üzerin de rehin bulunup bulunmadığım kontrol etmeleri gerekip Usulüne uygun olarak tescil edilmiş olan rehinin, sicil çevresindeki herkes tarafından bilindiği kabul edilmekte iyi niyet iddiaları dinlenmemektedir. Sicil çevresi dışındaki işletme varlıklarının ise başkaları tarafından iyi niyetli iktisap edilmesi mümkündür. Yani sicil çevresi dışında unsurlar ve kişiler bakımından sicil kayıtları üçüncü kişilerin iyi niyetini ortadan kaldırmak bakımından tek başı yeterli değildir. Yukarıda belirtildiği üzere, bu durumda da işletme sahibinin alacağı üzerinde rehin hakkı devam eder. Bunun için borçluya durumun ihbar edilmesi gerekir.

Ticari işletmenin rehnedilen unsurlarının tamamı veya, bir kısmı için tazminat veya sigorta bedeli ödenmesi icap ettiği takdirde, alacaklı tazminat veya bedel üzerinde de rehin hakkına sahip olur (TİRK. m. 9/III). Gerek sicil çevre­si dışındaki unsurların devrinde gerek tazminat veya sigorta bedeli ödenecek olması durumunda, ihbar yapılmasın; rağmen işletme sahibine ödemede bulunan borçlu, rehinli alacaklının bundan doğan zararım tazminle yükümlü olur. (TÎRK. m. 9/IV).

b.Rehin Veren

Rehinli işletme sahibi işletmenin normal faaliyetleri için gerekli her türlü muameleleri yapma yetkisine sahiptir (TÎRK. m. 10/1). Bu kapsamda rehinli malları işletmenin amaçları doğrultusunda kullanabilir, normal kullanım sonucu bu mallar eskiyebilir, yıpranabilir ve değer yitin* bilir. Bu durum dikkate alınmak suretiyle rehin listesi belirlenirken alacağı karşılamaya başa baş yetecek değerden biraz fazlaca unsurun rehin kapsamına dahil edilmesi yararlı olur.

İşletme sahibi alacaklının iznini almadan ticari işletmeyi veya rehne dahil unsurları devredemez, ayni hakla sınırlandıramaz, başka bir yere nakledemez veya başka mallarla değiştiremez (TİRK. m. 10/11).

Rehinli malların bazen yenileriyle değiştirilmesi veya bazı malların rehin listesinden çıkarılması işletmenin faaliyetleri sebebiyle gerekli olabilir. Bunun için rehin veren ve alanın karşılıklı anlaşmaları şarttır. Değişikliklerin noterde düzenlenen listeye eklenmesi ve rehine dahil edilecek yeni unsurların böylece rehne dahil edilmesi ve tescili gerekir (TİRK. m. 10/III, IV).

Ticari işletme sahibi işletmenin rehinli değerini korumak için gerekli özeni göstermelidir. Alacaklının onayını almadan yasaklanan işlemleri de yapmamalıdır. Bunlara uymadığı için ticari işletmenin rehinli değeri düştüğü takdirde, mahkeme tarafından kendisine verilecek süre içinde ek teminat vermez veya evvelki hale iade etmezse talep üzerine teminat noktasına tekabül edecek bir miktarın alacaklıya ödenmesine hükmolunur (TİRK. m. 11).

Ticari işletme sahibi işletmesini veya rehine dahil münferit unsurları alacaklının izni olmadan başkasıyla değiştirir, temlik eder, ayni bir hakla takyit ya da alacaklıyı ızrar kastıyla tahrip veya imha ederse bu yüzden alacağım tama­men veya kısmen tahsil edemeyen alacaklının şikayeti üzerine, uğranılan zararın miktarı dikkate alınarak bir yıldan beş yıla kadar hapis ve iki milyar liradan aşağı olmamak üzereağır para cezasıyla cezalandırılır. Uğranılan zarar olduğu takdirde üst ceza uygulanır. Ayrıca talep üzerine hakim ticari işletme sahibini kusurunun ağırlığım göz önünde tutarak, onu rehinle temin edilen alacak miktarına kadar ek bir tazminata da mahkum edebilir (TİRK. m. 12). |

c.Üçüncü Kişiler (rehinli mallar üzerinde iktisap edenler)

Ticari işletme rehninin tescil edildiği sicil çevresinde bulunan unsurlar yönünden üçüncü kişilerin iyi niyeti korunmaz. Ticari işletmeyi ya da rehine dahil unsurları dev­ralan kimselerin bunlar üzerinde rehin olduğunu bildiği varsayılır.

Rehinli unsurlar yönünden bunları devralan ya da üze­rinde ayni hak iktisap eden kimselerin, sicil çevresi içindi veya dışında olması önemsizdir. Buna karşılık rehine da’ olan ve işletmenin sicil çevresi dışında bulunan unsur bakımından, iyiniyetli üçüncü kişilerin bunlar üzerinde ay­ni hak kazanması durumunda iyi niyetleri korunacak Üçüncü kişilerin iyi niyetli olması, bu unsurların rehinli olduğunu bilmemeleri ve bilecek durumda olmamaları demektir (TİRK. m. 9/II)/

Alacaklı, ticari işletmeye veya rehine dahil unsurlara, rehinin sağladığı teminatı tehlikeye düşürecek şekilde: üçüncü şahıslar tarafından vukubulacak fiillerin menini dava edebilir (TİRK. m. 13). Aynı sebeple işletme sahibinin de üçüncü kişilere karşı dava açma yetkisi vardır. Çünkü, işletme üzerinde rehinli alacaklı sınırlı ayni hak sahibi, işlet­me sahibi ise mülkiyet hakkı sahibidir.

8)Ticari İşletme Rehninin Sona Ermesi

a.Rehnin Paraya Çevrilmesi

Ticari işletme sahibi, rehin karşılığında aldığı borcu za­manında öderse rehin kaldırılacaktır. Borç ödenmezse re­hinli işletme veya rehinli unsurlar satılmak suretiyle alacağı karşılanacaktır. Yani, borçlu borcunu vadesinde ödemezse, alacaklı rehinli unsurların satış bedelinden alacağını alacaktır. Rehine dahil her unsur borcun tamamına karşılık teşkil eder (TİRK. m. 14/11).

Borcun vadesinde ödenmemesi hâlinde alacaklı rehinli işletmenin paraya çevrilmesini yetkili icra dairesinden talep eder. Satılacak unsurları ve satışın kapsamını alacaklarını ve işletme sahibinin müşterek menfaatlerini nazara alarak icra memuru tayin eder. Ancak her halükarda rehinle temin edilen alacağın karşılanması şarttır (TİRK. m. 15), İcra me­muru borcun miktarım veya Ödenmeyen kısmını dikkate alarak bütün işletmenin ya da borcu karşılamaya yetecek bazı unsurların satışına karar verebilir. Satış bedelinin bor­cu karşılamaya yetmemesi halinde, borç karşılaşılıncaya ka­dar rehinli unsurların satışına devam edilecektir. Rehinli malların paraya çevrilmesinde TİRK’de hüküm bulunma­yan durumlarda, İİK’nın menkul rehninin paraya çevrilme­si hakkındaki hükümleri uygulanır.

Alacaklı alacağın temini için, genel hükümler çerçeve­sinde ticari işletmenin veya münferit unsurların ihtiyati haczini isteyebilir. Bu durumda ihtiyati haczi tamamlama merasimi rehinin paraya çevrilmesi yoluyla olur (TİRK, m, 14/111). ÎİK. m, 2’57’ye göre rehinle temin edilmiş alacaklar için ihtiyati haciz istenmesi mümkün olmadığı hâlde ticari işletme rehninde menkul malların borçlunun nezdinde kalacağı dikkate alınarak ihtiyati hacze izin verilmiştir.

Borçlu borcunu ödemediği taktirde, alacaklıya ticari işletmeyi veya münferit unsurları temellük etme hal veren her türlü mukavele geçersizdir (lex comissorl yasağı) (TİRK. m. 14/1). Genel olarak bütün rehin hukukunda geçerli olein bu yasağın gerekçesi, tarafları ve özellikle rehin vereni korumaktır. Çünkü, borç ödenmezse rehin malın alacaklıya geçeceğine ilişkin olarak yapılan anlaşmalar taraflardan birinin mağdur olmasına sebep olur. İşletir ya da rehinli unsurların sonradan değer kazanması haline rehin veren, değer kaybetmesi halinde ise rehin alan zarar görecektir.

b.İşletmenin Kaydının Sicilden Silinmesi

İşletme sahibi dilediği zaman ticaret sicilindeki kaydı sildirerek ticaret terk edebilir. Ticari işletmenin kaydı sicilden silinmesi halinde rehinli alacağın tamamı muacce olur. Yani henüz ödeme zamanı gelmese dahi ödenme istenebilir.

Ticari işletmenin kaydının silindiği hususu, sicil memuru tarafından derhal alacaklıya bildirilir (TİRK. I 18/1, II). Rehin sözleşmesi daha önceden sicile tescil edil olduğu için sicil memuru kaydı silinen işletmenin dosyasından rehinli alacaklının kim olduğunu ve adresini kolaylık bulabilecektir.

Ticari işletmenin kaydının silinmesi hususunun alacaklıya tebliğinden itibaren iki ay içinde, alacaklı rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe başlamadığı takdirde rehin hal sona erer. Bu durumda tahsil edilemeyen alacak temindi hale gelir ve genel hükümlere göre tahsil edilir (TİRK. 1 18/III, IV). Kanaatimce terkin başvurusu üzerine si memuru işletmenin kaydını silmeden durumu alacaklıya bildirmelidir. Eğer iki ay sonunda takibe başlanmazsa işli menin kaydı silinmelidir. Aksi takdirde, işletmenin kaydı silindiğine göre sicil çevresinde dahi bu işletmenin rehini unsurları üzerinde iyi niyetle ayni hak iktisabı iddiaları söz konusu olabilecektir.

c.Rehinli Borcun Ödenmesi

Rehin karşılığı alman borç zamanında ve tam olarak ödenirse ticari işletmenin sahibi, sicildeki rehin kaydının terkinini alacaklıdan isteyebilir (TİRK. m. 19/1). Burada dikkat edilecek husus, ticari işletme sahibinin rehinli alacaklıdan talepte bulunacak olmasıdır. Yoksa, rehin veren işletme sahibi sicilden rehinin kaldırılmasını isteyemez.

Borcun ödenmesine rağmen rehinli alacaklı terkin talebindebulunmazsa, rehinli işletme sahibi ödeme belgeleriyle mahkemeye başvuracak ve rehinin kaldırılmasına ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararına dayanarak kendisi terkin talebinde bulunacaktır. Borç ödenmeden önce alacaklı gaip veya ikametgahı bilinmiyorsa ya da alacağını tahsil etmekten kaçınıyorsa, borçlu vadesi gelmiş olan borcunu icra dairesine yatırmak suretiyle Tetkik Merciinden rehin silinmesine karar verilmesini talep edebilir. (153, TİRK m. 19/11). r—

Rehin herhangi bir şekilde terkin edilince, sicil memuru; daha önce rehini bildirdiği diğer sicillere de durumu bir yazıyla bildirmelidir (TİRK. m. 19/III).

9)Ticari İşletme Rehni İle İlgili Diğer Konular

Ticari işletme rehini rehinin özel bir türüdür. Rehin hukuku esasen medeni hukukun (eşya hukuku) konuları arasında yer alır. Ticari işletme rehni ile ilgili olarak TİRK M« j hüküm bulunmayan hallerde MK’ daki gayrimenkul rehniyle ilgili hükümler uygulanır (TİRK. m. 20).TİRK’in uygulanmasından çıkacak anlaşmazlıklar ticaret sicilinin bulunduğu yerdeki ticaret mahkemesinde görülür (TİRK. m. 22).

Makale Kategorileri:
Ticaret Hukuku

Makale Yazarı - Yönetici

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir